kaybol

gecenin 2 sini görür ıslak gözlerim… kurumuş dudaklarımın sana özlemini yaşıyorum şimdi… çatlamış tenim senin kokunla arınıyormus meğer… gözlerim yalnız senle görüyor, senle yaşlanıyormuş… kulaklarımda yokluğumu hislendirecek silik sesin… tenim sensiz soğuk, esintili… yoksun balım… içimdeki varlığın yokluğunu unutturacak kadar yoğun değil maalesef… beynimi uyuşturuyor senle ilgili hayallerim, zannettiklerim, yokluğun yok oluşların… git..ama yaşat beni içinde.. geceye hapset karanlığı içinde bende olayım sende… unut… bizi unut ama beni asla… beni sensiz yapabilecek her şeyi sil kafandan…kaybol… bir kösede bul beni yüreğinin parkelerini adımlarken her adımda kat ettiğim acıyı hatırla, karanlığıma kapıl ve kaybol balım…

susacak ne cok seyin varmis

ne oldu şimdi?
eşsiz hissiyatlarla kaçak geldiğim trenin, uykusuz yemekli vagonun, muhattap olduğum dertli garsonun, ucu görünmeyen rayların, haydarpaşa kokusunun, uyuyakaldığım bekleme salonunun, esen rüzgarın, bana gelen kokunun, seni gördüğüm o anın, beklenen son vapurun, 'romantik' vapur bankının, martı seslerinin, siyah denizin, istanbul kokusunun, yanımda sıcaklığının, üşüten masum soğuğun, onikiyi gösteren akreple yelkovanın, beklediğimiz otobüslerin metroların, dışarda kalma ihtimalinin, yolların, bize şahit insanların, arabaların, gülen yüzlerin, somurtan suratların, beraberliğin, yalnızlığımın, yalanların, ufak doğruların, tebessümlerin, itirafların,öpüşlerin, bakışların, dokunuşların, sarılışların, hapsedişlerin, her anı dolu dakikaların, boş geçen yılların, buraya yazamadığım her saniyenin hiç mi hatrı yok?!
ey salak!
biter mi sayıklamalarım, diner mi hayallerim. şuurum yok olmuyor, hep sensiz suskunluklarım.
susacak ne çok şeyin varmış!
'biz'in hiç hatrı yokmuş. zaman hatırda kaybolmuş. hatrımda olan her an unutulmaya koyulmuş. 3 yıl, 3.5 yıl olmuş. durmuş damarlarım vücudumdan kovulmuş.yolu yokmuş ruhumun,ruhunda can can bulmuş...
şimdi cansız bedenim, senden çekilir olmuş. çekilmez duygularım gözlerinde yoğrulmuş...
koca istanbul şahit...yokmuş aslında. zerre kadar hatır yokmuş!..